|
Bazı beslenme yanlışlarımız var, ısrarla yapıyoruz. Onlardan biri de
“kilo alırım” diye korkup kabuklu kuruyemişleri yeteri kadar yememek.
Dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biriyiz. Yeteri kadar ceviz,
badem, yer fıstığı üretiyoruz. Ama gelişmiş ülkelerde “ilaç niyetine” yenilen bu besinleri biz hâlâ “abur cubur yiyecekler” sınıfına koyuyoruz!
Oysa özellikle 90’lı yıllar sonrasında yapılan araştırmaları baz alarak
fındık, ceviz, badem, yer fıstığı ve antepfıstığına hak ettikleri
değeri vermek zorundayız. Nedeni şu...
Araştırmalar bu yiyeceklerin kalp krizi geçirme ya da kalp hastalığına yakalanma ihtimalini azalttıklarını gösteriyor.
FDA Ne Yaptı
Amerika’da
yapılan çok büyük bir araştırmada (Lowa Kadın Sağlığı Araştırması),
haftada birkaç kere makul miktarda kabuklu yemiş yiyenlerde kalp krizi
ve kalp hastalığı riskinin neredeyse yüzde 50’lere yakın oranlarda
düştüğünü gösteren verilere ulaşıldı.
Beş-altı yıl önce de
Amerika’nın sağlık konusunda “astığı astık kestiği kestik” kurumu FDA
(Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu), gıda şirketlerinin ürün paketlerinin
üzerine “doymuş yağ ve kolesterol oranı düşük bir beslenmede çoğu
kabuklu yemişten günde 40 gram yemek kalp hastalığı riskini
azaltabilir” ifadesini yazmasına izin verdi.
Neden Tavsiye Ediyoruz
Peki fındığın, cevizin, bademin, yer fıstığı ya da antepfıstığının bu mucizevi faydaları nereden kaynaklanıyor?
Sorunun
yanıtı şu: Hepsinin de içinde bol miktarda posa, kolesterol düşürücü
bitkisel sterol, folik asit, magnezyum, bitkisel Omega-3 yağları var.
Bu bileşimler, özellikle içerdikleri doymamış yağlar nedeniyle kötü
kolesterolü azaltma, iyi kolesterolü yükseltmede mükemmeller.
Miktar Çok Önemli
Omega-3
yağları ile damar sağlığını güçlendiriyor, kalp ritim bozukluklarını
önlüyor, kanı inceltip pıhtılaşma ihtimalini düşürüyorlar.
Yapılarındaki arginin, damar duvarında daha fazla nitrik oksit
üretilmesine ve bu yolla damarların gevşemesine, genişlemesine yardımcı
oluyor.
Nitrik oksit ile sağlanan bu genişleme cinselliği
destekliyor. Ayrıca kan basıncı da düşüyor. Koroner arterlerde kan
akışı rahatlıyor. Yapılarındaki folik asit homosisteini düşürürken,
potasyum kalbi güçlendiriyor.
Kafanızı daha fazla karıştırmak
istemem ama bana sorarsanız bu yiyeceklerin 30-40 gramlık miktarları
kolesterol düşürücü, tansiyon ayarlayıcı haplar kadar etkili.
Bu
yiyeceklerden uzak durmanızın nedeni, onları birer kilo makinesi gibi
görmenizdir. Bu durum yüksek kalorili besinler olmalarından
kaynaklanıyor. Ortalamada her birinin 100 gramı yaklaşık 600 kalori
civarında enerji kazandırıyor.
Avuç avuç yerseniz, kilo almanız
doğal. Oysa 30-40 gram yediğinizde 150-200 kalori civarında bir kalori
kazanımınız söz konusudur ve bu rakam ara öğünlerde almanızı tavsiye
ettiğimiz rakama eşittir.
Ara öğünlerinizde cipsler, tuzlu veya
şekerli bisküviler, fırın işi unlu, yağlı zararlı besinler ya da
çikolata, dondurma yerine bu yiyecekleri tercih ederseniz, hem kilo
sorunuyla karşılaşmaz hem de sağlığınıza ciddi bir yatırım yapmış
olursunuz. Bizden söylemesi...
Mükemmel Ara Öğün Seçenekleri
40 gr ceviz = 8 adet
40 gr fındık = 20 adet
40 gr badem = 20 adet
40 gr yer fıstığı = 20-25 adet
40 gr antepfıstığı (kabuksuz) = 20 adet
Ailevi Akdeniz Ateşi = FMF
Ailevi
Akdeniz Ateşi, ataklar halinde gelen ateş ve karın ağrısı ile
karakterizedir. Atak sırasında göğüs ağrısı veya eklem ağrısı da
olabilir.
Ailevi Akdeniz Ateşi olan hastaların çoğunda ilk atak 20
yaşın altında görülür. Ataklar arasında bir hafta ila birkaç ay
olabilir. Ateş 2 veya 3 gün sürer ve kendiliğinde düşer. Ataklar
arasında hasta tamamen sağlıklıdır.
Tanı, genetik testler ile
konulabilir. Ancak tanıyı klinik bulgulara dayalı olarak koymak daha
pratiktir. Tanı koymadan önce karın ağrısı ve ateş yapabilecek diğer
tanılar dışlanmalıdır.
Tedavide esas, atakların önlenmesidir. Bu
amaçla kullanılan ilaç Kolşisin’dir. Atakları önlemek, uzun vadede
hastalığa bağlı oluşabilecek ve özellikle böbrek hasarı yapabilen
amiloidoz hastalığını önlemek için gereklidir.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Hürriyet Gazetesi
|