Board Chairman's Speech in UFK General Assembly Meeting Print E-mail
Tuesday, 13 January 2009

We have published the full text of our Chairman of the Board Dursun Oğuz Gürsoy's speech on 10.01.2009 at the general assembly meeting of the National Hazelnut Council: 

Sayın Divan, Değerli Arkadaşlar,

Malumları olduğu üzere dünyanın en büyük fındık üreticisi ve ihracatçısı olan ülkemiz yıllardır devam eden yapısal sorunlarını çözemediğinden, dünya piyasalarında belirleyici konumunun avantajlarını kullanamamaktadır. Nitekim ürün bazlı destekleme modeli ve politik fiyatlar nedeni ile bugün ülkemizde büyük bir arz fazlası sorunu oluşmuş ve fındık üretme potansiyeli olan ülkelerdeki üretim tetiklenerek ihraç pazarlarında yeni rakipler yaratılmıştır.

Bilindiği gibi 2008 ürününde TMO müdahale alımlarına yüksek fiyat ödeyerek hızla devam etmektedir. Bu müdahale gerek alınacak miktar, gerekse fiyat bakımından cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı müdahale alımları olacaktır. TMO 31.12.2008 tarihi itibari ile 260,000 ton civarında kabuklu fındık alımı gerçekleştirmiş olup randevu verilen 209,000 üreticiden 493,000 ton fındık almayı taahhüt etmiş bulunmaktadır. TMO stoklarındaki 2007 ve daha eski ürün stoklarının 280,000 ton fındık olduğu hatırlanırsa kampanya sonuna kadar toplam stokun 610,000 tona ulaşacağı ve bu stokun değerinin ise 3 milyar TL civarında olacağı öngörülmektedir. TMO stoklarının parasal karşılığı İstanbul ulaşımına nefes aldıracak Marmaray Projesinin maliyeti olan 2.5 milyar dolara neredeyse eşittir. Mevcut üretim ve destekleme modelinin devamı halinde oluşacak stokların uzun vadede nerelere varacağını kestirmek şu an için mümkün değildir.

Fındık sektöründeki sorunların çözümü tüketimde süreklilik arz eden bir artış trendinin yaratılması ve üretilen fındığın tamamının iç ve dış pazarlarda satılması ile mümkündür. Dış pazarlarda ülkemizin belirleyici bir konuma gelebilmesi ve üretimdeki avantajlarını kullanabilmesi için fındık kullanan iç ve dış alıcılara geleceğe yönelik istikrarlı ve güven verici politikalar oluşturulduğunu göstermeliyiz. Aksi takdirde bugün olduğu gibi TMO’nun yarattığı belirsizlik içinde ne zaman, ne kadar, hangi fiyattan piyasaya mal sürecek endişesi ve beklentileri içinde tüketimin ve ihracatın artması çok zor olacaktır.

Bu bağlamda bu kaostan çıkışın ilk şartı fiyatların serbest piyasada arz-talep çerçevesinde oluşumuna imkân vermek ve hakiki fındık üreticisinin ise alan bazlı bir destekleme modeli çerçevesinde telafi edici prim sistemi ile desteklemektir.

Belki ilk yıllarda üretici gelirlerinde belirli bir düşüş yaşanabilecek ise de gerek ülkemizde gerekse rakip üretici ülkelerde fındık üretiminin fiyat düşüşlerine bağlı olarak cazip olmaktan çıkması ve dikim alanlarındaki daralmalar, fındık fiyatlarını ikame ürünlerle rekabet edebilecek hale getirecektir. Tüketimde sağlanacak artışın etkisi ile arz-talep dengesi kurularak fiyatlar tedrici olarak artmaya başlayacaktır. Yani çözüm kendi mecrası içinde oluşacaktır. Kaldı ki piyasa fiyatı ile üreticinin ekonomik olarak yaşamını sağlayacak fiyat arasındaki fark oluşması halinde gelir kaybını telafi edecek prim sistemi devreye girerek üretici mağduriyeti önlenecektir.

2009 yılında fındık ihracatımızın artırılabilmesi ve arzulanan seviyelere ulaşabilmesi şu anda piyasada oluşan belirsizliklerin ortadan kaldırılmasına ve gerek TMO elindeki stokların ne olacağı gerekse gelecek sezon uygulanacak müdahale politikalarının netleşmesine bağlı olacaktır. Fındık ihracatçı birlikleri olarak 2009 yılı ihracat öngörümüz minimum 1.25 milyar Dolardır. Bu rakamın artması veya azalması 2009 yılı içinde uygulanacak fındık politikalarına ve 2009 ürünü rekoltesine bağlı olarak değişecektir.

Son günlerde yaşanmakta olan global ekonomik krizden tabi olarak fındık sektörü de etkilenmektedir. Gerek bankacılık sektöründe yaşanan finans maliyet artışları, gerekse taşıma ve girdi maliyetlerinde oluşan artışlardan öz kaynakları zaten zayıf olan sektörümüz de aşırı derecede olumsuz etkilenmiştir.

Ancak son bir defa daha vurgulamak isterim ki:

Fındık sektöründe bugün yaşanan olumsuzluklar yıllardır süregelen ürün bazlı destekleme modeli uygulamaları ve son yıllarda TMO stok yönetimindeki belirsizlik ve zafiyetten kaynaklanmaktadır. Sektörün ve fındığın geleceği 2009 yılı içinde yapılacak ciddi yapısal değişimlere ve idarenin sorunu çözmede göstereceği kararlılığa bağlıdır.

Bu vesile ile tüm delege arkadaşların ve katılımcıların yeni yılını kutlar, ülkemiz ve ihracatımız açısından başarılı ve hayırlı bir yıl olmasını dilerim.

10.01.2009

Dursun Oğuz Gürsoy

Karadeniz Fındık ve Mamülleri İhracatçıları Birliği Başkanı,

UFK Yönetim Kurulu Üyesi, Fındık Tanıtım Kurulu Eş Başkanı